14 Mart 2012 Çarşamba

üçnokta

söyleyeceğimiz çok şey vardır ama susarız her seferinde... susmak kolaydır çünkü konuşmak biraz yürek ister... olmadık yerde yarım bırakırız onu, bunu, şunu... arkamıza bile bakmayız yada bakamayız..düşünmeyiz... geride kalanları hiç düşünmeyiz.. yarım bırakırız, sıkarız, üzeriz, kırarız...

nedenini de kimse bilmez...




6 Mart 2012 Salı

yeni hit Ai Se Eu Te Pego


Michel Telo-Ai Se Eu Te Pego

hangi yabancı müzik yayını yapan radyoyu açsam illa bu şarkıya rastlıyorum.
ahbaplarımla bu şarkı hakkında konuşurken öğrendim ki sözleri portekizce olan şarkılar dünyanın en güzel, en rahatlatıcı, en eğlenceli şarkılarıymış :)
sözler saçma olsa da şarkı kendini gösteriyor ne kıpır kıpır bir şarkı yahu dinle coş :) 

2 Mart 2012 Cuma

vay başıma gelenler

insan büyüdükçe dertleride büyüyor gerçekten çok doğru bi laf.. bu yirmilik diş dedikleri nedir yahu.. yirmili yaşlarıma gelirkene gezicem, tozucam, eğlenicem derkeeeeen hop bi anda çenendeki ağrıyla uyanıverirsin tatlı rüyandan.. "yirmilik"ler yola çıkmışlar sana acı çektirmeye geliyorlar.. sen halaa rüyalarda hayallerde.. gömülmüşler bide çeneye o yüzden gömülü dişte derlermiş bu görünmez yaratıklara.. acı çektirmekten başka işe yaradıkları da yokmuş aslında.. çektir kurtul derler..
ben yirmiliklerimin bir tanesinden kurtulmuştum 1 yıl önce ama nasıl kurtuldum hiç sormayın.. daha 3 tane daha var adi pisliklerden.. bunların operasyonla alınması gerekiyormuş araştırıyorum, bakıyorum, tarıyorum, her yeni bilgide niyeyse "çektirip kurtulayım" düşüncesinden vazgeçiyorum.. röntgeniymiş, diş durumlarıymış, hastenesiymiş, doktoruymuş, dikişiymiş, nakışıymış.. ayyyy daraldım valla okudukça sıkılıyorum.. keşke sabah uyandığımda kurtulmuş olsam onlardan ağrısız, sancısız, dikişsiz..
bide onu bunu bırak git gide diş yapımı bozarlarmış.. belkide bozdular bile kahrolası pislik yirmilikler! nefretimsiniz ulan..

umutsuz bağyan mühendisler rapor hazırlıyor

oldu mu 2 mart haydi bakalım.. bugün günlerden cuma ve bizim çarşambadan beri süren rapor hazırlıklırımız hala son bulmuş değil.. saat 11 de buluştuk kızlarla yaz, çiz, boz bi bitiremedik arkadaş yine eksik yine bitmedi.. 
bu dönem zaten sadece 3 laboratuvar dersi 3te normal ders var işimiz gücümüz ön çalışma, rapor hazırlamak.. ha bide unutmadan quizler başlıyor nasıl yetişeceğiz e bide vizeler gelcek vay ağzım gözüm derken bakmışız finaller eee mayıs 20de okul biter.. bu ne len! nasıl okul, nasıl sistem.. "F*ck the system" demek istiyorum amma diyemiyorum sansür var :p

bu akşam hiç yazma havamda değilmişim anladım :/ ilerleyen saatlerde ilham gelirse döktürürüm, olmadı başka zamana..

haydik kib bye muck

1 Mart 2012 Perşembe

ya şaşkın ya!

zaaaaaaaaaa asadadsadsdas hahahahahaha hohoohohohoh  nasıl gülsem bilemedim :D
eee ben blogu 29 şubatta açtım ya şimdi blog açışımın yıl dönümü olmicak benim dörtyıl olcak ya :D :D :D :D
hahahaha gidip artık gün 29 şubatta blog açarsan öle olur :D :D :D
amaan olsun belki uğurlu gelir kim bilir :P


neyse oyalamayın beni ok.kib.bye.muck ==> anlayan anladı :p

gribin ikinici günüymüş mart gelmiş neyime

geçtim bilgisayarın başına, açtım virgin radiomu son ses, woooww kop kop kop eller havaya şarkılarları dinleyerek rapor yazmadan evvel bir şeyler tıngırdatayım dedim burada :))
bilgidğiniz üzere yeni kankam baş belam "grip"  bugün daha az rahatsız etti beni sağolsun.. eee tabiy sabah dayadım antibiyotiği, dayadım nurofeni, dayadım zencefil-limonu sesi çıkamadı garibimin gün boyu.. daha iyiceneyim :)
bugün biraz hastalığın kırgınlığı, havanın etkisi falan derken normalden bir günmüş gibi gelse de aslında çok ilginç gelişmelerde olmadı değil tabi tıs tıs tıs güldük ama çaktırmadık :p kah sevindik kah üzüldük kah ağladık derkeeeeeennnn yine sonuna geldik günün.. unutmadan mart ayına da girmiş bulunmaktayız kaldı vizelere 4-5 hafta vay efemdim ben duymadım vay efendim ben görmedim yooook..

of ben böle günlük gibi yazıcam sanırım buralara böyle okuyunca sıkılmazsınız umarım :D


29 Şubat 2012 Çarşamba

grip olmak, garip olmak

İlk yazım şuan ki durumumdan istedim. Sonuçta blog benim ne istersem yazarım, kim karışır ki. Zaten yeni açtığım için takip edenim de yok, okuyan olmaz nolcek yaa amaaaaan :)
Her neyse gribim gençler ben ya. Ama öyle böyle grip değilim yani ne siz sorun ne ben anlatalım. Pazartesi Ankaradan dönmemle yağmurdan sonra bastıran kar fırtına beni bu hale getirdi. Burnun akması mı dersiniz, gözün yanması yaşarması mı dersiniz, aklınıza ne gelirse işte. Bi de ben hastayken hiç çekilmem bilenler bilir :p Uğraşıyorum işte zencefil-limon ikilisi yeni kankalarım arada bal da katılıyor aralarına tabi okadar ekşimiğin arasına tatlımık bişeyler lazım. Ee tabi canım selpakçığımı unutmamayım, aman tanrım o olmasa ben napardımm :D
Neyse canlar dinlenmek zamanıdır şimdi, başka türlü geçmez bu meret :)
Bir sonraki yazıda iyileşmiş olarak görüşmek üzere.. By byy                                                                                              


İşte geldim burdayım

Geldim de pek bu işte usta değilim aslında. Kendimi stajer blogger olarak görüyorum :p
Amaç eğlenmek, komiklikler, şakalar falan :)
Hai başlayalım..